ORUÇ AYI RAMAZANA KAVUŞTUK; ELHAMDÜLİLLAH

 Evreni  ve içinde ki yıldızları, güneşi, dünyayı ve ayı yarattı Allah. İçlerinde en mükemmel olarakta dünyayı yarattı Allah.

Dünya içinde de sayısız varlıklar yarattı Allah.

Yaratmayabilirdide. Başka varlıklarda yaratabilirdi. Yarattıklarını başka şekillerde de yaratabilirdi. Mülk onun. Ne yapacağını, nasıl yaratacağını sormaz. Sorması gerekmiyor. Çünkü ihtiyacı yok.

Ama yarattıklarıyla sonsuz ilmini, sonsuz kudretini ve sonsuz iradesini güneş gibi gösteriyor.

Sonsuz ilmini, iradesini, kudretini güneşte gösterdiği gibi yerde ki bir sinekte de gösteriyor Allah.

Bize düşen görmek ve bilmektir.

Biz de evrende ki yarattıklarının içinde, en muhteşem sanat eseriyiz. Öyle yaratmış Allah.

Bizi de yaratmaya ihtiyacı yoktu Allah’ın.

Bizide en güzel varlık olarak değil taş,toprak, bitki, hayvan gibi varlıklardan birisi olarak yaratabilirdi.

Ama öyle yapmadı, yarattıklarının en güzeli olarak yarattı.

Taş toprak olarak yaratsaydı;

“Niye bizi taş, toprak olarak yarattın “ deme hakkımız yoktu.

Taşlardan biraz daha üst bir varlık olarak bitki olarakta yaratsaydı;

“Niye bizi bitki olarak yarattın “ deme hakkına da sahip değildik.

Bitkilerden biraz daha üstün, üst bir varlık olan Hayvan olarak yani yılan, domuz, eşşek vb. gibi bir varlık olarak yaratsaydı;

“Bizi niye eşşek, domuz, yılan olarak yarattın “ deme hakkınada sahip değildik.

Malzeme onun, irade onun. İstediğini istediği gibi yaratır ve yaratmıştır.

Ama bizi bütün varlıklardan üstün insan olarak yaratmış. Ve bütün varlıkları da bizim için yaratmış Allah.

Elhamdülillah.

Ve sekiz milyar insan içinde de, kendini tanıyan Müslüman olarak yaratmış, Müslümanlığı nasip etmiş elhamdülillah.

Müslümanların içinde de kendisine yönelen ve emirlerini yaşamaya çalışan, yasakladıklarından kaçınmaya gayret gösteren Müslüman kılmış elhamdülillah.

Gördüğümüz ve görmediğimiz, bildiğimiz ve bilmediğimiz, ilmin ortaya koyduğu ve koyamadığı bütün Alemleri yaratan Allah'a hamdolsun. Teşekkürler Rabbim.

Ve bizlere bir sene daha ömür vererek Ramazan ayına yetiştiren Allah'a hamdolsun.

Ramazana kavuştuğum içinde hamdediyorum. Çünkü Ramazan ayına yetişmekte bir nimet. Orucun bir nimet olduğunu bilmek ve değerlendirmekte bir nimettir. Orucu bir nimet olarak bilmeyi bizlere öğreten ve bizleri oruç nimetiyle şereflendiren Allah’a hamdolsun.

Rabbimiz buyuruyor; “ Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.” Bakara;183

Oruç gecenin bitişinden, güneşin batışına kadar aç kalmadır.

Zor bir ibadettir. Hele hele tıkabasa, yemek üstüne yemek yiyenler, açlık nedir bilmeyenler, her daim elinin altında atıştırmalık bulunduranlar için daha da zordur.

İlim dünyası, insanın tıkabasa, günde iki öğünden fazla yemesinin sağlığa aykırı olduğunu söylüyor.

Yine ilim dünyası, uzun süre aç kalan vücüdun kendini tamir ettiğini, bakım yapdığını, birikmiş yağ gibi fazlalıkları attığını, açlıkla vücut kendine geldiğini ve sağlıklı olduğunu söylemektedir.

Bundan anlaşılıyor ki, Allah orucu yani aç kalmayı ibadet olarak bizden isterken, bizim için istemektedir.

Biz orucu Allah için tutuyoruz ama faydalanan biziz.

Bunu Peygamberimizin bilmesi mümkün değil.

Orucun bütün insanlara emredildiğini ifade bu ayet, Kur’an’ın Allah kelâmı olduğunu, Hz. Muhammed (asm)’ın ise hak peygamber olduğunu gösterir.

 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİR RESİM VE YORUMLAR

İMAM-HATİP LİSELERİ IŞİDÇİ Mİ YETİŞTİRİYOR

15 TEMMUZ GECESİNİN KAHRAMANLARI