Sayfalar

19 Ağustos 2018 Pazar

CEMAAT HALİNDE KULLUK GÖREVİMİZ; BİRLİK SİMGEMİZ; HAC


     C. Hak İbrahim (asm)’a:”İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler. “ buyurdu. Hac Suresi; 27
     İbrahim asm çölde, çok az insanın önünde ilan etti Haccı. Bu ilan asrımıza kadar ulaştı. Ve asırlardır insanlar çağrıya uyarak, Lebbeyk diyerek, “geldim Rabbim” diyerek,  bölük bölük hacca gidiyorlar
      Dünyanın her tarafında ki Müslümanlar aynı heyacanla, aynı duyguyla, aynı aşkla koşuyorlar… Çağrıya cevap veriyorlar ”.Lebbeyk” yarabbi diyorlar
     Ayrı  ırklardan olanlar,  zencisiyle, beyazıyla bütün  Müslümanlar koşuyor Kabe’ye.…. Türkü, Kürtü,  İngilizi, Almanı ve daha  başka başka milletlerden Müslümanlar koşuyorlar beytullaha,  Allah’ın evine…
     Ayrı mezheplerden olanlar.. Hanefisi, Malikisi,  Şafisi, Hanbelisi, Caferisi  ve başka mezheplere mensup olanların hepsi,  beytullaha koşuyorlar..
     Ayrı Tarikatlardan olanlar, Nakşisi,Kaderisi,Mevlevisi, Alevisi, Bektaşisi ve başka başka  tarikatlara bağlı olanlar koşuyorlar  Beytullaha,, hac görevini yapmaya …
    Siyasi görüşleri farklı olanlar can atarak koşuyorlar  Hacca görevi için….
    Çünkü hepsi Müslüman, hepsi aynı iman esaslarına inanmışlar. Allah’ı bir, Peygamberi bir, kıblesi bir, kitabı bir…
    Bu birlerin verdiği heyacanla beraber koşuyorlar aynı maksata. Beraber kulluk için Hacca gidiyorlar..
    Ayrı ırktan, ayrı mezhepten, ayrı tarikattan olanlar, cemaatleri farklı olanlar, farklı siyasi görüşte olanlar ve cemaatsiz olanlar hep beraber koşuyorlar Beytullaha, Arafat’a, Müzdelife’ye, Mina’ya....
Ayrılıklar yok, birliktelik var. Birler ön planda. Hedefte. Gaye birlerin sevgisi, birlere saygı, birlere iman.
    Farklı ırktan, farklı mezhepten, farklı tarikattan, meslekten, meşrepten, cemaatten olanlar, zengin, fakir olanlar, mevki makamları çok farklı olanlar, siyasi görüşleri değişik olanlar,farklılıklarını bir kenara atıyorlar..Hepsi ihram giymişler. Hepsi beyazlara bürünmüşler.Makamını, işini, ülkesini, cemaatini, tarikatını, siyasi görüşünü geride bırakmış.. Zengin mi, fakir mi bilinmez. Hepsi aynı elbisenin içinde. İşaret, ima dahi yok.
    Bütün Müslümanlar hep beraber “ Lebbeyk” diyorlar..Tek bir cemaat halinde,  tek bir ses halinde “ Lebbeyk Allahümme lebbeyk…buyur Allah’ım. Emrin başım üstünde. Ey Allah’ım buyur…
Şeriki olmayan, ortağı bulunmayan Allah’ım buyur. Emrin başımın üstünde. Emrin olur Allah’ım.”
Devam ediyorlar hep beraber, kulluk aşkıyla, Allah sevgisiyle, muhabbetiyle, yanan yüreklerle, “muhakkakki hamd sana ait, nimetler Sen’in, mülk Sen’in Allah’ım. Buyur Allah’ım. Şeriki, ortağı olmayan Allah’ım buyur.”
    Tamamen Allah’a yönelmişler.  “ Ancak sana ibadet eder, ancak Sen’den yardım isteriz. Emrine uymak için geldik. Buyur Allah’ım buyur, diyorlar “ Hac ibadetini yapan mümin kardeşlerimiz.
  Kabe’yi  hep beraber  tavaf ediyorlar..tavafta beraber  dua ediyorlar…Beraber yürüyorlar. Kabe’nin etrafında kelebekler gibi adeta uçuyorlar beraber, gözler aynı yere bakıyor, gözler aynı duygularla yaşarmış, kalpler aynı duygularla heyecanlanmış, evinde misafir oldukları aynı Allah’tan  istiyorlar…
Safa-Merve arasında hep beraber say ediyorlar, koşuyorlar..Hz. Hacer validemizi beraber hatırlıyorlar, hatırasını canlandırıyorlar, Allah’a teslimiyetini yaşamaya çalışıyorlar.
Beraber Arafat’ta, Müzdelife’de vakfe yapıyorlar…Yanyana, omuz omuza duruyorlar, dua ediyorlar.
Beraber Mina’da aynı hedefi, mel’un şeytanı taşlıyorlar…Şaşma yok, hepsi aynı sayıda ve aynı yerlere ve aynı maksatlarla taşlıyorlar…
     İhramla başlayarak, tavafta, sa’yde, arafatta, müzdelifede,minada bütün ayrılıkları bir kenara bırakarak omuz omuza Hac ibadetini yapıyor Müminler,…
Müthiş beraberlik ruhu. Müthiş görüntü.
    Bu birliktelik dalga dalga Memleketlerimize gelmeli. Aynı ruh, aynı heyecan buralarda da yaşanmalı.
    Burda da, uzaklardan aynı Kabe’ye yöneliyoruz, aynı namazı kılıyoruz, aynı kulluğu yapıyoruz, burada da Allah’ımız bir, kıblemiz bir, peygamberimiz bir, kitabımız bir….
    Cemaat muhabbeti engel olmamalı.
    Siyasi sevgi perdelememeli.
    Tarikat zikirleri gölgelememeli.
    Engel oluyor, perdeliyor, gölgeliyorsa demek ki Siyasi görüşümüz imani görüşümüzün önünde yer alıyor, tarikatımız dinimiz haline gelmiş, cemaatimiz birlikteleri inanç birliktelerinden önemli hale gelmiş…Allah korusun.
   Böyle olanlar tevbe etmelidirler….fakat, velakin, ama demeden… Geciktirmeden..