EBEDİ HAYATI, CENNETİ, ALLAH’IN RIZASINI KAZANMAK İÇİN FIRSAT; ÜÇ AYLAR

 Üç aylar  (şuhûr-u selâse), Recep, Şaban, Ramazan’dır.

Üç aylar içinde Ramazan ayı, ayrı ve özel bir aydır; bir ay oruç tutulması farz kılınmıştır ve  Kur’an’ın indirildiği aydır.

Kur’an’da Rabbimiz, Ramazan ayını ve orucunu anlatır. Ramazanla ilgili ders verir bizlere. Bir ayette şöyle buyurur;

“Ey iman edenler, oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.” Bakara;183

Beşeri, insanî özellikleri geriye atıp, meleki bir hale girmeyi ister oruçla. Onun için Ramazan da insanı meşgul eden yeme-içmeyi yasaklar, oruç tutmayı emreder.

 Ve bu orucu geçmişte ki ümmetlere de farz kıldığını buyurur.

Bununla oruca özel bir önem verdiğini, orucun özel değeri olduğunu vurgular. Orucu emreden ayet-i kerimenin sonunda ise Rabbimiz, takva sahibi olmaya,  emirlerine ve yasaklarına uymaya vesile olacağını buyurur.

 Onun için  Ramazan ayını oruçla geçirmemizi ister.

Ramazan ayı, oruçla özel bir aydır.

Ramazan ayı oruçla, en güzel bir aydır.

Ramazan ayı oruçla, en ayrıcalıklı bir aydır.

Ramazan ayı, namazla ve oruçla kulluğun coştuğu bir ayrıdır.

Ramazan ayı, kulların Allah’a koştuğu bir aydır.

Ramazan ayı Kur’an ayıdır.

Ayette Rabbimiz; “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun.” Bakara;185

Demek ki Ramazan, Kur’an’ın indirildiği bir aydır.

Ramazan ayı; içinde bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesi olan aydır.

İnsanı insan yapan özellikleri gösteren, insanî özelliklerle kuşanmasını teşvik eden, insanı insanlığın zirvesine doğru götüren güzellikleri emreden ve insana zarar veren, insanı insani özelliklerden uzaklaştıran kötülükleri de yasaklayan yani yanlışla, doğruyu, çirkinle-güzeli, günahla-sevabı, hak ile batılı ayıran yani Furkan özelliği sahip rehber kitabı Kur’an; Ramazanda indirilmiştir.

Ve Rabbim Ramazanda indirdiği mukaddes kitabının şanını, şerefini, yüceliğini göstermek için, ne kadar önem verdiğini anlatmak için Ramazana özel önem vermiştir.

Oruca çok önem verdiğini göstermek içinde Kur’an’ı bu ayda indirdiğini özellikle ifade etmiştir.

Bu iki muazzam güzellik karşısında Müslüman elbette ki coşacaktır. Coşarak orucunu tutacaktır. Aynı coşkunlukla Kur’an okuyacaktır. Aynı coşkunlukla Kur’an’la kucaklaşacaktır. Kur’an en yakın arkadaşı, yoldaşı olacaktır.

Ve Ramazan ayında, Kadir gecesinin bin aydan daha hayırlı olduğunu ilan etmiştir.

Bu gece Allah için yapılacak her şey, bin gece yani seksen seneden daha fazla çalışmayla dahi elde edilemeyecek manevi piyango vuracaktır. Ayırım yok. Kur’a yok. Çekilişi yok. Katılan herkese bu gece bin geceden daha fazla, seksen senede elde edemeyeceği kazanç var.

Allah bu ihsanı, bu özel geceyi, indirdiği Kur’an hatırına yapmaktadır.

Kadir gecesinin kıymetini ifade ederken, bu gece Kur’an indirildi buyurmaktadır. Yani Kur’an indirildiği için bu gece çok kıymetlidir.

Receb ve Şa’ban ayları işte böyle aya, yani Ramazan ayına yürüyüştür.

Receb ve şa’ban ayları, ruhen Ramazan ayına hazırlıktır.

Recep ve şa’ban, Ramazan ayında zinde bir kulluk için, kullukta şaha kalkabilmek için antreman aylarıdır.

Onun için bu aylar, özel aylardır.

Onun için bu aylar, güzel aylardır.

Onun için, Kur’an kendisiyle bize ulaşan Hz. Muhammed (asm) efendimiz bu aylara önem vermiştir.

 

Receb ayına girerken Peygamber efendimiz (asm); “Ya Rabbim Receb ve şabanı bize mübarek kıl. Ve bizi Ramazan ayına da ulaştır” diye dua etmiştir.  

Bunun içindir ki, Üstad S. Nursi üç aylara ayrı bir önem vermiştir. Talebelerinin üç aylarını tebrik etmiş ve üç aylarda ebedi hayatları için çalışmalarını teşvik etmiştir.

Mesela, bir mektubunda üç aylarınızı ve içinde ki mübarek gecelerinizi tebrik eder, her gecenizin kadir gecesi gibi size sevap vermesini niyaz ederim, diye yazmıştır. Kastamonu Lâhikası;88

Yine bir mektubun da, bütün talebelerine cüzleri taksim ederek hatim indirmelerini, hatim yapmalarını istemiştir. Kastamonu Lâhikası;95

Yine bir mektubunda;  üç ayların seksen seneden daha fazla ebedi hayat için kazanç sağladığını, onun içinde mücahidler gibi bu seneleri kazanmaya çalışın derken, kendi de daha çok çalışarak örnek olmuştur. Kastamonu Lâhikası;90

Üç aylarınızı, şuhur-u selâsenizi tebrik ederim. Ebedi hayatı, cenneti kazanmanıza, günahlarınızın affına, cehennemden kurtulmanıza vesile olmasını temenni ederim. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİR RESİM VE YORUMLAR

İMAM-HATİP LİSELERİ IŞİDÇİ Mİ YETİŞTİRİYOR

15 TEMMUZ GECESİNİN KAHRAMANLARI