BİZ BİZMİYİZ ?

 İzmir Saint Joseph Fransız Lisesi öğrencilerinin okumak istedikleri üniversitelerin hiçbiri Türkiye’deki üniversiteler değilmiş.

Yusuf kaplan hocam bu videoyu paylaşmış ve;
"çocuklarını kaybeden ülke...." demiş.
Başarılı çoçuklarımız.
Neden Türkiye'de ki üniversiteleri tercih etsinler.
....
Diğer okullardaki öğrenciler, And. iHL'lerdekilerde dahil, yurt dışında okuma şansları olsa kaç tanesi "hayır ben Türkiye'de ki okullarda okumak istiyorum" der.
Onun için yurtdışında bir üniversiteyi tercih etmek kaybedilmek değildir.
Öyle göstermekte doğru değil.
Öğrencilerimizin tercihleri, daha iyi şartlarda okumak için yapılan bir tercihtir.
Hem bizim üniversitelerimiz neden tercih edilmiyor ?
Bunu da üniversitelerimiz araştırsın, gelsin bu çocuklarımıza sorsun, bunun için anketler yapsın.
Ama Yusuf hocamız, kolayı tercih etmiş.
Yabancı okulda okudular ve yurt dışında ki üniversiteleri tercih ediyorlar diye "kaybedilmiş nesiller" diyor hocamız.
Bu öğrenciler bizim öğrencilerimiz.
Okuduğu şehir bizim şehrimiz.
Okulumuz şehrimizin okulu.
Bütün okullarda okuyan öğrenciler gibi bizim öğrencilerimiz.
Kaybedilmiş nesil meselesine gelince.
Kaybedilen nesil sadece onlar değil, bütün okullarda ki öğrencilerimizi kaybediyoruz hocam.
İHL'ler de dahil.
Okullarımızda ki uygulanan proğramdan çıkan nesil bu. okullarımızın meyvesi bu.
Maneviyata yabancı bir nesil.
Hepsi yabancı.
Ve sadece onlar değil, hepimiz kaybedilen nesilleriz.
Çünki "biz değiliz" değiliz.
Biz, değerlerimize yabancıyız.
Bir asırdır değelerimizden uzak yetiştiriliyoruz.
Bizi yabancılaştırmak için yapılan çalışmaları biz, bize dönmek için yapmıyoruz.
Biz, bize dönmek için gereğini yapmak yerine, şahsi, cemaatî, siyasî menfaatlerimizi koruma derdindeyiz.
Bunu da "değerlerimizi korumak için yapıyoruz, bizim elimizde ki imkanlar çıkarsa mahvoluruz " tehdidiyle, karşımızda ki olanları tahkirle, düşmanmış gibi davranarak yapıyoruz.
Biz, biz olmaktan çıkan milletimizin derdinde değiliz.
Biz, bizim gibi davranamamızın derdinde değiliz.
Halbuki öncelikle biz, bizi biz yapacak olan değerleri yaşamakla mükellefiz.
Hz. Peygamber efendimizin değerlerini koruma adına herşeyinden vazgeçtiğini anlatıyoruz ama yaşamıyoruz.
Hz. peygamber gibi; " güneşi sağ elime, ayı sol elime verseniz vallahî davamdan vazgeçmem " anlayışıyla hareket etmiyoruz.
Davaya zarar üstüne zarar vermeye devam ettiğimiz halde kendimizi, davaya hizmet ettiğimizi düşünüyoruz.
Biz Hz. Peygamberin yaşayışını, yaşayışıla gösteren Bediüzzaman gibi bir şahsiyeti görmekten geliyoruz.
veya beylik bir iki lafla övüp geçiyoruz.
Halbuki Bediüzzaman Hz. peygamber ruhuyla ruhlanmış bir zat ki;
"Bana 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar.
Farkında değilim.
Karşımda müthiş bir yangın var; alevleri göklere yükseliyor.
İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor.
O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum.
Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış; ne ehemmiyeti var?
O müthiş yangın karşısında bu küçük hâdise bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler, dar görüşler!" diyor.
Milletin imanını kurtarmak adına Cehennemde yanmaya razı olan bir insan, ömrü zindanlarda geçen insan ve zindanlardayken bile nesillerin imanını kurtarmak için 6000 sahife R. Nur'u yazan bir insan.
Neden örnek almıyoruz.
Neden R. Nur'a sahip çıkmıyoruz.
Doğrudan Kur'an'dan alınan ilhamla yazılmış, bu asrın anlayışına uygun yazılmış, yaşayarak yazılmış eserler.
Değerlerimizin derdinde olanlar Müslümanın ısrarla okuması ve hazmetmesi gereken eserler.
İzmir Saint Joseph Fransız öğrencilerini bırakın hocam, biz, bizim değerimize uzak duruyoruz.
Bize düşen, değerlerimize sahip çıkmaktır.
Ve İzmir Saint Joseph Fransız Lisesi öğrencileri de dahil bu milletin evladına imanı, islamı doğru anlatmak, doğru tavırla, yaşayarak anlatmakta Müslüman olduğunu iddia eden bizlerin görevi.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİR RESİM VE YORUMLAR

İMAM-HATİP LİSELERİ IŞİDÇİ Mİ YETİŞTİRİYOR

15 TEMMUZ GECESİNİN KAHRAMANLARI