SALÂTÜL HAVF = KORKU NAMAZI

 Şimdi bir de korku namazı mı çıktı diyenler olabilir. Korku namazı şimdi çıkmadı. Kur’an’da var olan bir namaz. Vakit namazı yani beş vakitte kıldığımız namaz Savaşta iken kılındığı için bu isim verilmiştir.

Düşmanla karşı karşıyasın. Savaş halindesin. Canın ve malın büyük tehlikededir. İnsan hayatta kalmak için çırpınır. Düşmanı yenmenin hesabı içindedir. Dehşetli bir durum. Deyim yerindeyse insanın namazı düşünmeye vakti yoktur

İşte böyle bir savaş ortamında Allah, namazın kılınmasını istemektedir. Ayette savaşta nasıl namaz kılınacağını tarif eder. Ayette:

 “Sen de içlerinde bulunup onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle beraber namaza dursunlar, silahlarını (yanlarına) alsınlar, böylece (namazı kılıp) secde ettiklerinde (diğerleri) arkanızda olsunlar.

Sonra henüz namazını kılmamış olan (bu) diğer gurup gelip seninle beraber namazlarını kılsınlar ve onlar da ihtiyat tedbirlerini ve silahlarını alsınlar.

O kâfirler arzu ederler ki siz silahlarınızdan ve eşyanızdan gafil olsanız da üstünüze birden baskın yapsalar.

Eğer size yağmurdan bir eziyet olur yahut hasta bulunursanız silahlarınızı bırakmanızda size günah yoktur.

Yine de tedbirinizi alın. Şüphesiz Allah, kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.” -1-

Bu ayette de görüldüğü üzere, savaş halinde bile namazın kılınmasının istenmesi, Allah’ın namaza verdiği önemi gösterir.

Bunun için Müslümanın, namazı kılmaması, terk etmesi düşünülemez. Her şartta, her ortamda mutlaka namazı kılması gerekir. Hiçbir mazeret, hiçbir şey namaz kılmama sebebi olamaz.

Müslüman ne şartlar içinde bulunursa bulunsun, önceliği namaz olmalıdır. Yaşadığı zaman sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı namazından hangi vakit içinde ise, en önemli işi o vaktin namazıdır. O vaktin namazı, o vakitte ki bütün işlerden çok daha önemlidir.

Müslüman namaza böye bakmaladır. Namaza böyle önem vermelidir. Nefsin desiselerine aldanmamalıdır.

Hz. Peygamber efendimiz ahirette şefaat edecek. Büyük günah işleyenlere şefaat hakkını kullanacak olan Rasülüllah (asm) efendimiz kızı, annemiz Hz. Fatıma (r.a)’ya;

Ya kızım Fatım’a “Ey Muhammed’in kızı Fâtıma! Amel et (ibadetlerini yerine getir); çünkü Allah’a karşı seni kurtaramam.”.  -2-

Demek ki namazda kimseye şefaat etmeyecek. Hz. Fatıma (ra)’ya söylediği söz bunu göstermektedir.

Yine ayette açıkca görüldüğü üzere Allah, Rasülüllah arkasında cemaatle nasıl namaz şeklini tarif ediyor.

Bu anlatımda, Rasülüllah (asm)’a yani sünnetine uymanın önemini göstermektedir.

Rasülüllah (asm)’a bağlılığı önemini vurgulamaktadır.

Aynı zamanda sahabenin yani Peygamber efendimizin arkadaşlarının, Rasülüllah(asm)’a verdiği önemi yani sünnetine uymanın önemini göstermek istedi.

Savaş hali, korkunun zirve yaptığı bir yerde Allah; “bir kısmınız Rasülüllah’la beraber namaz kılın, diğer kısmı da kendi aralarından kılsın” diyebilirdi. Belki daha kolay olurdu.

Ama Allah, Rasülüllah (asm)’ın imamlığında cemaat yapılmasını istedi. Savaşta namaz terkedilmesini istemediği gibi cemaatin de terkedilmesini istemedi. Ve cemaatle nasıl kılacaklarını tarif etti.

“Birazınız Rasülüllah’ın imamlığında namazını kılsın, kalanlarda kendi aralarında cemaat yapsın” denilseydi. Büyük bir ihtimalle, rasülüllah’ın arkasında namaz kılamayan sahabiler üzülecekti. Allah, anlattığı cemaatle namaz kılınış şekliyle bütün sahabelerini gönlünü aldı, heyacanlarını coşturdu.

Ve sahabeler, savaşlarda korku namazını cemaatle kıldılar. Yani sünneti uyguladılar.

Bediüzzaman hazretleri bun namaza işaret ederek savaşta cemaatle namaz kılmayı; “Ve madem cemaat hayrı da sünnet olduğu halde o sünnete riayet etmek en büyük bir hâdise-i dünyeviyeye tercih edilmiş “ demiştir -3-

Dip Not: 1- Nisa suresi;102 2- Sahih Buhârî, Kitâbü’l-Vesâyâ, 11 Sahih Müslim, Îmân, 351 3- Emirdağ Lahikası, 371. mektup, s. 580 




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİR RESİM VE YORUMLAR

İMAM-HATİP LİSELERİ IŞİDÇİ Mİ YETİŞTİRİYOR

15 TEMMUZ GECESİNİN KAHRAMANLARI