TÂRIK YILDIZI, HİDAYET YILDIZI
Târık suresinde ki geçen bir ayete itiraz ediliyor. İtiraz edilen ve hatalı olduğu iddia edilen ayetten dolayı Kur’an’ın Allah kelâmı olmayacağı, olamayacağı söyleniyor.Târık suresi bir konuyu anlatmıyor. Sure de Allah; göğe ve yıldıza yemin ederek başlıyor. Yemin ettiği târık yıldızının, karanlığı delip geçen bir yıldız olduğunu anlatıyor. Allah gökyüzüne yemin ederken bir yıldıza dikkat çekmesi ve târık yıldızı diye isimlendirmesi ilginçtir. Dikkat çekmek içinde “Târık yıldızının ne olduğunu nerden bilirsin ? O delip geçen bir yıldızdır“ buyurması da ilginç. Allah’ın gökyüzüne ve yıldıza yemin etmesi, gök yüzüne dikkat çekmek içindir. Görünen, görünmeyen, keşfedilen-edilmeyen yıldızlar, Allah’ın sonsuz gücünü gösterir. Allah’ın sonsuzluğuna işarettir. Gökyüzünde ki yıldızlar, Allah’ın, insanı hayretler içinde bırakan eserlerdir. İnsanların okuması gereken, çözmesi gereken sırlı varlıklarıdır. Bu asırda bir yıldız keşfedildi. Pulsar yıldızı. Dönerken tak tak ses çıkarıyor. Kur’an’ın asırlar öncesinde târıka yemin olsun. Târık şiddetle vuran demektir. Yapılan araştırmalar tarık yıldızının diye işaret ettiği ve özelliğini söylediği yıldız pulsar yıldızıdır deniliyor. Çıkardığı ses K. Kerim’in işaret ettiği sestir. Öyleyse bu K. Kerim’in bir mu’cizesidir. Tarık suresini okuyanın ilgisini çekecek ve araştırmaya sevkedecek ayetlerdir bu ayetler. Ama bunlara bakılmıyor. İncelenmiyor. Doğrudan yedinci ayete itiraz ediliyor. Ayette; sırt ile göğüs arasından çıkıyor, deniliyor.. Kur’an güneşine taş atmaya çalışanlar, önceki ayette “ insanı atılan bir sudan yarattık “ ayetinde ki atılan spermin yedinci ayette sırt ve göğüsten çıktığını söylüyor iddiasındalar. Halbuki sure insanın yaratılışını anlatmıyor. Surede Allah, gökyüzüne ve târık yıldızına işaretten sonra insana işaret ediyor. İnsanın değişik dönemlerine değiniyor. Başta da insanın amellerini koruyan, muhafaza eden meleklerden bahsettiksonra, “ İnsan neden yaratıldığına bakmaz mı “ diyerek insanı uyarıyor. Yaratılışına bakmayı, yaratılışını incelemeyi istiyor. Göğe ve târık yıldızına yemin ederek dikkat çektiği gibi. Ve gelen ayette insanın; atılan bir meniden yaratıldını vurguluyor. Gelen ve itiraz edilen ayette ise yaratılan insanın dünyayı gelişini nazara veriyor. Dünyaya geldiği yeri söylüyor. Atılan bir meniden insan, anne rahminde yaratılıyor. “atılan bir meniden yaratıldı insan” ayeti anne rahmine dikkat çekiyor. Yaratılışını anlatıyor. Sonra da, “Onu yani insanı sırt ile göğüs kafesi arasından çıkarıyor “ buyuruyor. Sekinci gelen ayette ise; “Şüphesiz O (Allah) insanı tekrar döndürmeye gücü yeter” buyuruyor Önceki ayetlerde yarattığı varlıklara yeminle dikkat çekerek gücünü sonsuzluğunu gösteren Allah, insanı tekrar yaratacağını buyurur. Yani görünen varlıkları ve insanın değişik dönemlerini yaratan, insanı tekrar yaratabileceğini ispat ediyor. Yeniden yaratmaya gücünün yettiğini gösteriyor. Sonra da yarattığı insanın bütün amellerinin ortaya çıkacağını buyuruyor. Buna engel olacak bir gücün olamayacağını ve insana çıkan kötü amellerinin karşılığını görmeye engel olacak bir yardımcısının olmayacağını bildiriyor. Ve bundan sonra ki ayetlerde yine gökten yağan yağmura, toprağı yaran bitkilere yemin ederek buyuruyor ki; Kur’an’ın hak ile batılı ayıran bir kitaptır. Kur’an bir şaka değildir. Yani Allah şaka yapmıyor. Aksine Kur’an, hak ile batıl ayıran, yanlışla-doğruyu gösteren, insana, insanca yaşamayı anlatan, yaratıcısına şükretmeyi isteyen ilah-i bir kitaptır. Bütün bunlara rağmen gerçeklere sırt çeviren, yanlış verilen manayı gerçek manaymış gibi Kur’an’da güneşine perde çekmeye, kusur aramaya çalışanların, Kur’an’a karşı tuzak kurmaya çalışanların başarısız olacağını, çünkü Allah’ın, kendisinin de onlara tuzak kuracağını ve tuzaklarını boşa çıkaracağını buyurur. Yani ayetlerde yanlış aramaya çalışmak güneşe karşı, onu söndürmek için üfürmek gibidir. Akıllı insan hem kâinatı, hem de kâinata doğru bir bakış sunan Kur’an’ı, söndürmeye değil anlamaya çalışılmalı. Kur’an’a karşı ön yargılı hareket etmemeli. Kur’an’ı anlamaya çalışma yerine söndürmeye çalışanları Allah, Peygamber efendimize: “ onlara zaman ver, onları kendi hallerine bırak, büyük mahkeme onları bekliyor, hesap günü yakındır” buyurur. Umarı insan o gün gelmeden kendine döner ve doğruları arama gayreti içinde olur.
https://www.youtube.com/watch?v=jI3HYI27RbQ
%20Y%C4%B1ld%C4%B1z%C4%B1.png)
Yorumlar
Yorum Gönder