RAMAZAN GENELGESİ, CELÂL KARATÜRE ve CHP
Milli Eğetim bakanlığı bir genelge yayınlandı. Genelgede, okullarda Ramazan ayına ait faaliyetlerin/etkinliklerin yapılmasını istedi.
Okullarda bu gelen genelgeye uygun olarak Ramazan ayının önemini vurgulayan etkinlikler düzenlemektedirler. Bakanımız Yusuf Beyin küçük bir hareketi, okullara gönderdiği genelge önemli bir hizmet yapmıştır. Hizmetin yapılmasına vesile olmuştur. insanların gönlüne dokunmuştur. Hissiyatına tercüman olmuştur. Bu arada Celal Karatüre; “Kabe de hacılar hu der Allah “ ilahisini seslendirdi. Müthiş tuttu. Gündem oldu. Bazı okullarda da bu ilâhi söylenmeye başladı Ramazan etkinliği olarak. Öğrenciler kora halinde severek, coşarak söylediler. Bazı okullar zillerine bu ilâhiyi koymuşlar, bazıları da teneffüslerde okul hopörlerinden çalıyorlar, çocuklar okuldan çıkarken, koridorlarda, bahçede Allah Allah diye eşlik ediyorlar. Bu ilâhiyle âdeta milletin gönlünde ki iman, Allah sevgisi, ka’be sevgisi ortaya çıktı. Sönmediğini, ölmediğin gösterdi. Bundan her Müslüman ancak memnun olur. Hatta Müslüman olmayanlar da hayran hayran izler. İzlemiştirde. Hatta coşkulara kendini kaptıranlar olmuştur. Elinden geldiği kadarıyla eşlik etmiştir Bir rüzgar esti. Manevi bir rüzgar, gönülleri hoş eden, Ramazan ayına hoş bir iklim katan ve coşturan bir rüzgar esti. Bakanlığın, okullara gönderdiği Ramazan etkinliği ile ilgili genelgesi de buna tevafuk etti. İkisi beraber Ramazanın manevi havasını artırdı. Bundan rahatsız olanlar oldu. Mütecâviz dinsizlerin, Allah ismini işittiğinde şeytan gibi rahatsız olması normal. Fıtratlarını tamâmen bozmuşlar, insâni özelliklerini kaybetmişler. Böyle olanların rahatsız olması normal de ana muhalefet partinin rahatsız olması anormal bir durum. Türkiyenin ikinci partisi, ana muhalefet görevini üstlenmiş, iktidara en yakın aday olan bir partinin tepkisi şaşırtıcı. Şaşırtcı, çünkü iktidar olmak isteyen bir parti. Şimdi ki sisteme göre iktidar olması için yüzde elliyi yakalaması yetmez, üzerine çıkması gerekir. Onun içinde bütün millete hitap etmesi gerekir. Bütün milleti kucaklaması gerekir. Maddi meselelerde bunu yapmaya çalışıyor. Hükümet bir veriyorsa, iki verin diyor. Eksik gördüğü yerlerde hemen çıkış yapıyor. Halkın yanında yer almaya, halkın nabzına göre hareket etmeye çalışıyor. Ama muhalefetin görevi sadece bu değil. Maddi meselelerde milletin hissiyatına tercüman olmaya çalıştığı gibi, manevi meselelerde de ön ayak olması gerekmez mi ? Kendi zihniyeti ne olursa olsan, milletin gözüne girmek ve oylarını alabilmek için milletin manevi değerlerine de sahip çıkması gerekir. Kendi zihniyetine göre değil, milletin anlayışına göre hareket etmesi gerekir. Siyaset budur. Milletin maddi sıkıntılarına, dünyevi işlerine sahip çıktığı gibi manevi ihtiyaçlarına da sahip çıkması gerekir. Üzüntüyle söyleyeyim ki bunu yapması gereken muhalefet her yerde gündem ilâhinin okullarda söylenmesinden rahatsız olmuş. Bu lâiklik ilkesine tersmiş.Öğrenciler arasından fitne çıkarırmış. Oruç tutanlar, tutmayanlar mücâdelesi olurmuş. İstemeyen öğrencilere baskı olurmuş. Olurmuşta olurmuş. MEB’in gönderdiği genelge de görüldüğü üzere kanunlarda, yönetmeliklerde yazılı olan, devletin görevi milletin manevi ihtiyaçlarına da hizmet etmesidir. Milletin evlâtlarının okullarda dînî teneffüs etmesi, dînî duygularanın kuvvetlenmesi, neden lâiklik ilkesine ters olsun ? Lâik yönetime sahip devletin kendisi, milletin inançlarına cevap vermek için diyanet teşkilatını kurmuş, okullara din dersini koymuş. Yetmemiş İHL okullarını açmış. Bunun toplumdan gelen isteklere göre daha da geliştirilmesi gerekmez mi ? Gerçi lâiklik, din ve devlet işlerinin ayrı olmasıdır ki inancıma da terstir. Ve yanlıştır. Lâiklik adına elde ettiğin hangi güzellik var ki İslamda olmasın. Allah’ın hangi kanunu var ki yanlıştır hâşâ. Bunu bırakıp milletin mübarek Ramazan ayında bir ilahiyle sokaklarda, arabalarda, okullarda, sosyal medyada coşmasına karşı durmak yanlıştır. Siyâseten de zarardır. Bu millete siyaset yoluyla hizmet eden, bu milletin dinine de hizmet etmesi, yapılan hizmeti alkışlaması iktidar giden yolda doğru atılan adımdır.. Tersi ise, milletle ters düşmektir. Siyasi değil, ideolojik bakıştır. Milletin hissiyatına ortak olamamaktır. Muhâlefet olarak yapması gereken bu güzel havaya kendini kaptırmasıydı. Hatta ilâhiyi söyleyen Celal Karatuyu çağırıp, CHP binasında hep beraber söyleselerdi ne güzel olurdu. Bu küçücük hareket, dine mesafeli CHP algısını değiştirmeye önemli katkı sağlardı. Ama nasip meselesi. Veya tercih meselesi. Hâlâ 1930’larını anlayışını esas alırsan marşinalleşirsin. Geçmişinize düşman olun demiyorum. Ama geçmişin yanlışlarını günümüze taşımayın. Millete yazıktır. Devlete yazıktır. Halk Partili insanlarımıza da yazıktır. İbrahim (asm) gibi olun. İbrahim (asm) babasına “ey babacığım “ diye seslenerek saygılı davranmıştır, şefkatiyle kucaklamıştır ama yanlış inancına da karşı çıkmıştır, putperestlikle mücâdele etmiştir. Din ortak değerimizdir. CHP insanlarımızda dine cânü gönülden sarılmaları gerekir. Bunun içinde, önde gelenleri buna öncülük etmeleri gerekir. Karşı çıktıkları ilâhin söylenmesi çok da önemli bir şey değil. Kasım ayında pastırma sıcaklıkların olması gibi bir durumdur. İnsanı hoş eden, rahatlatan bir ılık rüzgardır. Esas olması gereken yapılmıyor. Eğitime neşter atılması gerekiyor. Bu milletin çocukları doğru yetiştirilmelidir. Fen ilimleri nasıl en iyi öğretilmeye çalışılıyorsa, bunun için imkanlar seferber ediliyorsa din ilimleri içinde yapılmalıdır. Bu milletin çocuklarına dinde lazımdır. Hatta daha çok lazımdır. Din dersleri yetersizdir. İHL dersleri, imam-hatip olacaklar için yeterli değildir. Hiç yeterli değildir. İHL dersleri Müslümanın öğrenmesi gereken bilgileri içeren derslerdir. Yani şu memlekette ki her çocuğun okuması gereken derslerdir. Onun için bütün okullara İHL dersleri mecburi ders olarak konulması gerekir. Bu memleketin çocukları, inancının kitabı Kur’ân-ı Kerim’i, Hz. Peygamberin hayatını, inanç, ibadet, ahlak içeren sözlerinden bir demet ihtiva eden Hadis dersini, inançlarını anlatan ayetlerin, herkesin her zaman okuduğu Yasin suresinin açıklamasını için Tefsir dersini, İnancını savunacak kadar Kelâm dersini, ibadetlerini öğrenmek için Fıkıh dersini almalıdır. Ve bu derslerden de, diğer dersler gibi üniversiteye giriş imtihanlarında sorular olmalıdır. Milletin gönlüne girmek isteyen, oyuna talip olan buyursun bunları yapsın. Hem dünyaları, hem de ahiret hayatları güzel olur. Sayın bakanımı gönderdiği genelgeyle, Ramazan ayının ruhunu uygun güzel hizmetini tebrik ederim. Böyle güzel hizmetlerin gelişerek devam etmesini Rabbimden niyaz ederim. Zekeriyya Kocalan
Yorumlar
Yorum Gönder