MEZARDAKİLERLE SOHBET ETTİM ve BENDE MEZÂRIMA GİRDİM
Kabir, insanlarımızın göç ettiği yerdir. Onlar dün beraber yaşadığımız, beraber yediğimiz, içtiğimiz, çalıştığımız insanlardı. Bizim gibiydiler. Rabbimin takdir ettiği ecel vakti gelince, ruhları bedenlerinden ayrıldı. Ruh yeni bir hayata adım atarken, kullandığı bedeni de bizler toprağa emanet ediyoruz. Bedenler toprak altında, toprak olsa da ruhlar yaşıyor. Bizi biz yapan ruhumuz ölmüyor, sağ. Asıl olan ruhtur. Beden ruhun elbisesidir. Yer altında toprağa karışan insanın eskiyen elbisesidir. Ruhlar hayata devam ediyor. Yaşadıkları hayat ise kabir yani berzah hayatı. Peygamber efendimiz (asm) mezarlığı ziyaret ettiklerinde kabirdekilere selâm verirdi. السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ أَهْلَ الدِّيَارِ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُسْلِمِينَ وَإِنَّا إِنْ شَاءَ اللَّهُ لَلاَحِقُونَ أَسْأَلُ اللَّهَ لَنَا وَلَكُمُ الْعَافِيَةَ. Resûlullah (sav), ashâbına kabristana girdikleri zaman şöyle söylemelerini öğretmişti: “Selâm size ey bu diyarın mümin ve Müslüman olan sakinleri! Bizler de inşallah siz...